Öğrenme ile İlgili Genel Olgular

Öğrenme konusuyla ilgili günümüzde de geçerliliğini koruyan olgular vardır. Bu olguların başlıcaları, öğrenmenin insanı bağımsızlaştırması, insanın öğrenmesine bazı yasakların konulmuş olması ve öğrenmede çözüm getirmede zorlanılan sorunların olmasıdır.

Öğrenme ve Bağımsızlık :  öğrenen insanın bağımsızlaşmasının öğrenmeyle ilgili olguların başında geldiğini söyleyebiliriz. İnsanlar öğrendikçe, başka insanlara karşı biraz daha bağımsız olmaktadırlar. Hatta bu bağımsızlık, anne ve babaya karşı da olabilmektedir.

Öğrenme Yasakları : “insan ne kadar  öğrendiyse o kadar insandır.” Sözü doğruysa, insan öğrenebileceklerinin tümünü öğrenememektedir diyebiliriz. Belli ilkelere uyularak uygulanmış öğretim süreci, insanın tek başına gösterebileceği öğrenme başarısını yeterince karşılayamamaktadır. Çünkü her okulun öğretim programı, programın içeriğinde olmayanlara  “öğrenme yasakları” koymaktadır. Öğrenme yasakları konusunda geçmiş yıllarda yaşanmış birkaç olay örnek gösterilebilir.

1848 yılından sonra “yeniden yapılanma” çerçevesi içinde Prusya’daki ilkokul öğretmenlerine Klasik Edebiyat, söz gelimi Schiller, Goethe ve Herder’in yapıtlarını okumak yasaklanmıştı. Çünkü, klasik edebiyatçılar ihtilalci  olarak kabul ediliyordu.

Yukarıdaki örnekte insanın yeterince öğrenmesinin engellenebildiğini göstermektedir. Bu tür engellemeler, insanın zorunluluktan dolayı, yaşadığı toplum içinde sınırlanmış bir hareket serbestliği yaşaması anlamına gelmektedir.

Günümüzde öğrenme yasağının eskisi kadar fazla olmadığını söyleyebiliriz. Okul aracılığıyla öğretilmeyenler kitle iletişim araçlarından ya da insanların ulaşabilecekleri diğer kaynaklardan öğrenilebilmektedir. Böylece okullardaki öğrenme yasakları eskiye göre  daha zor hissedilebilmektedir. Zor hissedilebilen bazı öğrenme yasakları insanın yaşamını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Örneğin; öğrencilere derinlemesine düşünmeleri için zaman verilmeden eğitim uygulanırsa, eleştirel düşünmelerini engelleyebilir. Okul bitirildiğinde not ortalamasının mesleki yaşamdaki başarı için ölçüt alınması, dayanışma ve yardımlaşmaya hazır olmayı öğrenmeyi etkileyebilir.

Günümüzde öğrenme yasakları genelde toplum tarafından konulmakta ve öğretmenler tarafından da uygulanmaktadır.

Öğrenme Sorunları : Eğitim uygulamalarında, başka bir deyişle öğrenmenin organize edileceği yerlerde öncelikli olarak yanıtı bulunması gereken sorular vardır. Bu sorulardan başlıcaları:

  • Birisi öğrenmek istemiyorsa öğrenebilir mi?

Birisi öğrenmek istemiyorsa öğrenemez diyebiliriz. Çünkü , öğrenme bireyin başarısıdır. Öğrenenin öğrenme hedefine ulaşabilme güdüsü olmalıdır. İnsanda öğrenme güdüleri doğuştan vardır yada sonradan oluşmuştur. Temel yapı olarak ilgililer daha çok, sosyal çevre içinde öğrenme ve deneyim ile oluşur.

  • Öğrenmeyi gerçekleştirirken nasıl ve ne kadar övme ve azar kullanılmalıdır?

Öğrenme için ilgi az ise öğreneni överek desteklemek gerekir. Bu demektir ki, öğrenmeyi arttırmada ilgiyi dışarıdan desteklemek de çok önemlidir. Yaşamda başarısızlığın herkes için geçerli olabileceği konusuna da eğitimde yer verilmelidir.

  • Öğrenme başarısını ölçmede yansız ölçüt oluşturulabilir mi?

Öğretmenler de dahil olmak üzere herkes bir şeyi başarıyla öğrendiğinde başkaları tarafından takdir edilmek ister. Çocuklar başarılı oldukları zaman takdir edilmezlerse, hayal kırıklığına uğrayabilirler. Okulda takdir edilmiş olmanın ölçüsü “iyi bir not” olabilir. Okuldaki notların işlevi yalnızca bu olmayıp başka işlevleri de vardır. Bu notlar, aynı zamanda öğrencinin öğrenmede ne kadar ilerlediğini karakterize etmeye ve daha çok da onu cesaretlendirmeye yaramaktadır.

  • Öğrenmelerin hangileri ve ne kadarı kalıcı olur?

Unutulanlardan sonra geriye kalanların öğrenilen olduğu kabul edilirse, belli bir programa uyularak gerçekleştirilen eğitimin, görevlerini yeterince yerine getiremediği ortaya çıkar. Çünkü, böyle bir eğitimde bazı konuların kısmen de olsa, önemsiz olarak kabul edilmiş olduğu açıkça görülür. İnsan  yaşamında bazı deneyimlerin, bazı öğrenimlerden daha önemli olduğu bilinmektedir.

Örneğin; okuldaki ilk başarı,haksız yere cezalandırılma, bir kitabın içeriği önemli deneyimlerdir.

İnsanlar, aslında yaşadığı en küçük anda bile öğrenebilmektedir. Ne var ki, insanlarda çoğu zaman ön yargı da vardır. İnsanlar, birçok olayda, yeni haberleri öğrenilmiş gibi yorumlayabilmektedirler. Böyle durumlarda haberler yeni ama yargılar önceki gibi kalmaktadır.

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir